VARLIĞINI YARATARAK İFADE EDEN İNSAN: Muhammed Ali El Zerka

Tevfik USLUOĞLU –

Özel mi özel bir kazı işlemidir düşünmek. Düşünürse, hem kendi içinden hem de kendini kuşatan kültür dünyasından bazı değerler çıkarmaya çalışan emekçi. Bu amaçla, dıştan gözlemleyenler açısından bakıldığında, dayanılmaz sıkıntılara da katlansa,  arada sürçtüğü de olsa, güzel ve anlamlı bir uğraştır onunki. Gün gelir yazılara, kitaplara yansır düşünce kazıları.

İşte bu anlamda, doğrunun altını çizerek seçkin bir eleştirmen, yaptığı üretiyi analitik olarak ayırabilen, sınırlaya bilen ve metni çevreleyen unsurlardan soyutlayabilerek, analizlerini yada benim değişimle eleştolgularımızı, kendisinden neşet ettiği topluma” (Said,2004:286), kuramlara veya yaşamlara bağlayabilmiş bir kişilik olarak; metinlerde, resmi yazı ve belgelerde bulduğunu büyük bir titizlikle bilimsel bir perspektifle çözümlemeye çalışmıştır Muhammed Ali El Zerka. Dahası El Zerka, gerçeklikten yansıyan imgelerle, bilinçli niyetleri ve bilinçli amaçları ile kendi varlığını yaratarak, toplumsal bir kimlik kazanma ve kazandırma süreci içinde hareket etmiştir. Nitekim kimlik kazanımı, kişinin toplumsal olarak da kendini yaratması üzerine bir denemedir.

Bu deneme de, yerli yerinde olmayanın yerini değiştirmeyi neye karşı ve neye yönelik olduğu bilinerek hareket edilir. “Tarih’te boşuna yaşanmamış bir deney değildir; yani fiili insan gerçekliği, geçmişi, geçilmişi, geçme (aşma) çabası ve bu çaba da tezahür etmiş olan insan özgürlüğüdür”(Cangızbay,1999:11). Bu çaba, tarihi insan özgürlüğü temeline oturtup toplumsal gerçeklik içine yerleştirme yeteneğiyle, özgürlük ile tarih yaratma arasındaki ilişki vurgulanarak, sadece bilimsel açıdan değil, ahlaki bir ülkü ve vatanseverlik açısından da önemli bir hizmet taşımıştır. El Zerka, tezlerini ortaya koyarken de kendisinin ve dünyanın belirsizliğinin farkında olan, tartışmaya açık, bu yüzden de kendisine belli bir mesafe ve ironiyle bakan; Öteki’ne özen gösteren ve hayatın zenginliğine saygı duyan bir etiğe dayanmıştır. Kötülükle savaşırken de kendi iyilik anlayışını sorgulamaktan da geri durmamıştır. Bunu yaparken: Kim bu ‘biz’?, “ötekiler” kim? “doğru hangisi”? “kendi kendimi nasıl yaratabilirim”?  “sadece kendim nasıl olabilirim”? gerçekleri, “insanın kendi küllerinden varlığını inşası, bir şeyleri duyurabilme lüksü, kimi duyarlılıklara açık olma ve düşünebilme yetisi, tamamıyla onun eline bırakılmamıştır” ( Conolly,1995:236). “Klasik anlamıyla söylersek, benlik ve kişiliğimizin çerçevesi içinde bulunduğumuz toplumun şartlarından bağımsız değildir. Tarih, zaman, toplum, çevre, gelenek ve kurallar, paylaşılan kent ve mekânlar bizi gösteren, bizi tümüyle kuşatan kimlik aynasının daha gelişmiş parçalarıdır. Ben’in kuvvetle içerimlediği  ‘ öteki’  algısı, etnik, dinsel farklılıklar, ekonomik-sınıfsal ayırımlar, (efendi ve köle diyalektiği), aile geleneği, cinsiyet vb. konumlandırmalar kimliklerin şekillenmesinde belirleyici rollere sahiptirler” (Takış,2003:6). Bu tema etrafında yazılmaya ve incelenmeye değer, tarihsel ve toplumsal sorunlar silsilesi içinde ciddi tespitler ve duruşlar sergileyen şahsiyetler bir hayli fazladır. Bunlardan biri ve yukarıdaki satırların muhatabı olan; 1912 de Antakya’nın Affan mahallesin de doğup, 1939 da ilk kez çıktığı şehrine bir daha dönmeden, 26 Nisan 2006’da Mısır’ın başkenti Kahire’de hayata gözlerini yuman ve uluslar arası bir değer olan Muhammed Ali El Zerka’dır. El Zerka,  ilk ve orta öğrenimini Antakya da tamamladı. 30’lu yıllar Antakya şehrinin kültürel ve entelektüel açıdan en görkemli yıllarıdır. Etkin bir öğrenim çabası Antakya ailelerinin devam etmekte olan en ayırt edici özelliği olması şahsiyetin küçüklüğünden ciddi bir öğrenim olanağı sağlamıştı. Bir dizi günlük siyasi gazetenin çıktığı, yüksek öğrenim görenlerin oldukça fazla ve verimli olduğu böylesi bir dönemde yetişti.  Antakya da bölgenin ilk “ izci kulübü” nü ve ilk futbol takımını kurdu. İzci kulübü talebeleriyle Amanos dağlarına tırmanışlar yaptı. Ali Sayar İlk Öğretim Okulu olarak bilinen yerde, URUBA nın merkezinde ve Affan ile Dirdyak mahallelerinin dağ yamacında siyasi eğitimlerini ve sportif çalışmalarını yürüttü. Futbol takımı aracılığıyla, Fransız, İngiliz, Yunan ve İtalyan Takımlarıyla Halepte maçların yapılmasını sağladı.. Bu çalışmalarında ki temel amaç hep Antakya gençliğine bilinç taşımak ve örgütlülük sağlamak olmuştur… Bu çalışmalarının içinde: Zeki Kasım (Ural), Wehib El Ğanim, Piyer Kayuka, Fayez İsma3il v.s. gibi bir çok isim yer almıştır. Ancak Liva İskenderun un İlhakının Türkiye ye gerçekleşmesiyle bir daha geri dönmemecesine,  sancakta yüreğini bırakıp ayrılmak zorunda kalmıştır.

Mehammed Ali El Zerka, önce Suriye’ye sonra yüksek eğitimini tamamlamak üzere Irak’a gitti. Hukuk eğitimini tamamladıktan vefatına kadar, Mısır’ın başkenti, Kahire Barosunun etkin avukatlarındandı. Hukuk eğitimi sonrası değişik dallarda, çok yönlü bilimsel araştırma sürecine girdi; edebi çalışmaları yanı sıra, coğrafya etütleri, akademik bir derinlik kazandı. Geride yüzlerce siyasi makale, onlarca kitap, hukuk çalışmaları, coğrafya araştırmaları, şiir, roman, tiyatro senaryosu ve çeşitli edebi eserler bırakarak aramızdan ayrıldı.

Muhammed Ali El Zerka, 1930’lu yıllardan 1970’li yıllara kadar uzanan dünya ve bölge tarihinin tüm siyasal çalkantılarında Antakya’da başlayan süreci Irak; Suriye, Filistin ve Mısıra kadar uzanarak sürmüştür. Dönemin etkisi, evrensel siyasal ve edebi kültür ufuklarına açılması için önemli bir zemin oluşturdu El Zerka için. El Zerka, geçmiş yüzyılın tüm siyasal-kültürel ve edebi değerlerini sırtlayarak, en zorlu kulvarlarda tipik bir Ortadoğu kişiliği olarak sürdüreceği yaşamını dünya ve bölge özgürlükçü hareketleriyle temaslarıyla mayalandırarak, genç yaşta arkadaşlarıyla etkin bir literatür üretebilme olgunluğuna kavuşmuştur.

O, büyük bir düşünürdü. Arap âleminin aydınlanma çağı liderlerindendi. Zeki El Arsuzi ile birlikte, Arap ulusal uyanışına ciddi katkılar yapan bir aydınlanma emekçisiydi. Demokrattı ve Sosyalist Arap hareketinin ( Liva İskenderun Komünist Partisinin Kurucusudur.- Bu yapı URUBA içinde “İŞTİRAK” olarak yer almış ve öyle adlandırılmıştır.-) önderlerindendir. Hatay tarihi ile ilgili olarak, “ Tarih El Liva İskenderun” başlığını taşıyan üç ciltlik çalışması, “ Gözyaşı Mevsimlerinde Antakya Düğünleri” şiir divanı, “Zambakların Direnişi” romanı ve “ Kanallar: Sulama Sistemleri ve Su Kanalları” coğrafya araştırmaları, çalışmaları arasında yer alır.

 El Zerka, doğup büyüdüğü şehrin bir dönem büyük kültür merkezi olması yanı sıra dünyanın en gelişmiş kenti olduğu dönemlerde olduğu gibi büyük tarihi şahsiyetlerin etkilerini üzerinde taşımıştır.

 Şehir, ünlü roma hatibi Çiçeron’dan, İskender’e ve Kral Selovkos’a,  Habib Neccar a,  İsa Mesih in Havarilerine, Hz. Hıdır makamından, Yusuf El Hakim makına, Simon manastırına, Libanius, Davut Ömer El Antaki ve Arapların en büyük şairi Ebu 3ala El Ma3ari’ye kadar uzanan bir listenin merkeziydi. Bu sonuncusu “Risalet-ül Güfran” adlı eserin sahibidir. İtalya’nın ünü hiçbir yere sığmayan “Rönesas’a giden yolu açan”  Dante’nin (1265-1321)” İlahi Komedya” adıyla çalarak yayınladığı eseridir. Bu gerçeği yakın tarihte ünlü İspanyol bilgini Asin Palaccio 1918’de ıspatlamıştır.

Liva İskenderun, bir yol ayırımının derinliğini Hıristiyanlığın ilk ve en önemli merkezi olmasıyla taşımıştır. Yani yeniyi kavrama, hazmetme genişliği içinde, ulusal kültürlerin halk nezdinde kardeşçe Arabıyla, Türküyle, Ermeni, Yahudi, Hıristiyan, Alevi, Sünni, kültürel, etniksel, mezhepsel boyutlarıyla bir arada yaşadığı anlamın derinliğinde yetişen Muhammed Ali El Zerka yaşamı boyunca bu derinliği anlamış olmanın yansımalarıyla yazmış ve eylemiştir.

 Muhammed Ali El Zerka, çağının tipik bilimsel çalışma disiplini içinde en ufak bir notu arşivlemeyi ihmal etmemiş, düzenli okuma ve soyutlamalarıyla üretken olmuş, örnek bir kişilik olarak, yüksek ahlakıyla, mütevazı yaşamıştır.

KAYNAKÇA:

Said, Edward W. Yazınsal Eleştiri. 2004, Hece Yayınları. Ankara

Cangızbay, Kadir. Gurvıtch: Sosyoloji ve Felsefe. 1999 Ütopya Yayınları. Ankara

Connolly, William E. Kimlik ve Farklılık. 1995 Ayrıntı Yayınları. İstanbul

Takış, Taşkın. Doğu Batı Dergisi, “Kimliklerle Buluşma”. 2003/ Sayı:23, Doğu Batı Yayınları. Ankara.

El Zerka, Muhammed Ali. Yazıda ismi geçen dört eserin incelemesi ve kuşak taşlarıyla yapılan değerlendirmeler.

İlgili Yazılar

Bir yorum bırakın