şiir

11 Kas: “Sen Yoktun Ben Üşürken” (şiir)

Hüzün, Yoksulluk, Sevgi, Direnme Üzerine Bir Demet Şiir…   Nazlı Güzel   İnsan, doğup büyüdüğü coğrafyadan her manada beslenir. Sosyal, kültürel, siyasal hatta iklimsel şartlar karakteristik özelliklerimize şekil verir. Hele de toplumsal bir duyarlılık taşıyorsanız her gelişmeye açıktır duyargalarınız. Tanıklık ettiğiniz toplumsal meseleleri şiir yoluyla dile getirmek zor bir yolculuğa çıkmaya benzer. Geçtiğimiz Haziran ayında Çıngı Yayıncılıktan çıkan Sen Yoktun Ben Üşürken adlı şiir kitabıyla böylesi zor bir…

11 Kas: YAĞMURDAN PRENS TOZDAN MAİYET (şiir)

MUHAMMED EL MAĞUT – I Küçük Hayalet Ey, yağmurun ipleriyle oynaşan sen Gözleri görmeyen bir örgücü gibi Mavi dere kalıntılarında elini gezdiren Torunlarının yüzüyle tanışan kör gibi Kimsin sen? Ey caddeler Ey meyhaneler Kaldırımlarda uyuyan bu hayalet kim Karıncalar Çekiştirirken tespihini, mendilini Ve saç tutamlarını? -O Barada’dır -Barada mı? Bu isimde bir kardeş ya da bir dost hatırlamıyorum O bir sandık mı yoksa duvar mı? -Efendim O Barada’dır,…

11 Kas: SIRTINDAN HELALİ VURAN VURANA (Şiir)

Kalmadı zevkinde sefa dünyanın Yarına küsecek çok sebebim var Dara ağaç kurup salın ipiniÖmürden payını satan satana Neyi eyler bu can canana tutsakMuhabbet bağından kaçan kaçana Ahvalinden haber gelmez meçhulünSeyreyler haneme düşen meftunun Yıkılır direği su fani damınÜç günlük zamana çöken çökene Mahmure gözlerden beklenmez amelSalihe sırtını dönen dönene Geçilmez sokağı selam vereninBakılmaz yüzüne hakka gülenin Yalan söyleyenin çoktur yareniSırtından helali vuran vurana Cehenneme kilit vurduk diyenlerDünyayı paylaşıp…

11 Kas: ARAPTIR YALANCI BAHARIN ADI – Şiir

Uyyyy-an Yırtılırken uçurtmaları masum çocukların Alkışı bekleyen emellerde, al al olmuş gök kuşağı Yağmurları barut kokan bir mevsime demir atmış öfke Toprağın kırağına hüzünler saklanıyor, ölüme yakın   Uyyyyy-an Aynı dalda boş kalıryor salıncaklar Gölgeler yorgun bir ananın göğsünde küstü insana Memeler süt kesti; beşiklerde yalancıdır emzikler Ninniler ağıt, ninniler figan söyler   Uyyy-an Araptır yalancı baharların adı Tahta köprüye benzer bir tufan vadisinde Düştüğünde gırdaba yakın özgürlüğün…

11 Kas: Süveydiye(*) kıyısında (şiir)

Edip YEŞİL  – en güzel üç sesten birini dinliyorum, gözlerim kapalı. insan ruhunu ve sert kaya parçacıklarını yumuşatan sürekliliği arşınlıyorum… Süveydiye’de okyanus oluyorum… dalgalar dibime çöküyor, vuruyor, kayıyor altımdaki kum taneleri birer ikişer rengârenk… taş atan çocukların bakışları düşüyor suya dalga, dalga hiçbir balıkçı oltasına takılmadan! siyonist miğferden seken taşları sayıyorum karşı kıyıda, Filistin’de, Beyrut’ta, Gazze’de bir, iki, üç, dört, beş… çocuklar koşuyor; koşun çocuklar koşun, barışa koşun….

25 Oca: Uydu (şiir)

Artık kimse Geri kalmış diyemez Bize Bir uydu göründü Gözlerimize Semada süzülürken Ufku aşıp Korkanlar oldu elbet Düşer mi diye Tepemize Ne kocaman şeymiş bu uydu Görenler korktu maazallah Bir ayağı Çin’de Bir ayağı Maçin’de Bir ip salsan peşinde Düşman kaçar mesela Un serersin eleyip Veya Kaç elli cambaz oynar Üstünde Herkes onlara bakar Uygar, uygar güleriz Hep birlikte ilerleriz Uydu önde Biz peşinde. Hikmet Güzelkokar

25 Oca: ASİ NEHRİ (şiir)

ASİ NEHRİ Ben Asi Nehri’yim! damla damla su… Suyumu uygarlık kapısı coğrafyamdan toplamışım uygarlık “batıdan” aktı diyenlere inat! Ben doğudan akıyorum; Suyumu coğrafyamdan, uygarlık kapısı (Babü-l Heve) Antakya’dan toplamışım damla damla su… Suyumu “Şark-ı Evsab” dağlarından, ovalarından, siyonizme karşı direnen Filistin halkı çocuklarından almışım, damla damla ter olsa. Suyumu, Hatay’da Kurtuluş ve insanlık için ölen cedlerimden almışım, damla damla kan olsa. Ben, Asi Nehri’yim! Sularımla büyüdü Antakya Belediye…

25 Eki: “ELMA  DERSEM” YA DA YUŞA ARIŞ’IN KISA ŞİİRLERİ

Murat HATAY Yuşa Arış’ın Art Arda toplu şiirlerinde dikkate değer miktarda kısa şiire rastladım. Kısalıklarının nedenini sorunca “Şiir kiloyla satılmaz. Hoş başka türlü de satılmaz” yanıtını verdi. Uzun yazmayı sevmediği için şair olduğunu, uzun yazabilseydi yazar olacağını ekledi sözlerine. Kitap da kısa bir şiirle başlıyor. ADINA  Ne dalga Ne de kaya Deniz… Öylesine bir sevda.                  ÜRÜN Beynimi damıtıyorum gözlerinde Tek bir şey çıkıyor içinden Sen Sen…

24 Ağu: CUMARTESİ (şiir)

CUMARTESİ Peşimdeler Yaşımı sayıyorum bir kaçtır Kısa kısa Alelade bir renk değil ki haziran Kanımı ayraç yaptım Amed’den Buenos Aires’e Usuldendir diye boynuma Antika bir kentin duvarını Uzunca bir suyu astım Açıklanmış dünyanın saklısıyım Peşimdeler Cüretimi sayıyorum bir kaçtır Kısa kısa Alelade bir renk değil ki haziran Mayıs, nisan Anlatacağım bir şeyler vardı sana Gün geçtikçe çoğalan. ALİ KOÇAK

24 Haz: GÖZBEBEĞİNDEKİ UMUT (şiir)

GÖZBEBEĞİNDEKİ UMUT Ey yurdum memleketim Suya hasret toprağım Kurumuş dilin Örselenmiş yarının Yurdum memleketim Nasırlaşmış elinKararmış teninSolan çiçeklerimBaşak tanelerin Yurdum memleketim Ey güneşin umudundaIşık tutan yüreklerBir düşYaratın kendinize Sevdalansın turnalarSemah dönsün gökyüzündeAydınlansın denizin maviliğiGülüşü güneşin Biz güneşin gözbebeklerindeyiz. Zahiy Cedil Rıdvan Bakımcı